İBB Davasında Sanık Savunmaları Sürerken Kanser Tedavisi Gören Sanığın Yakalama Kararı Kaldırıldı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin de aralarında yer aldığı 57'si tutuklu 436 sanıklı davanın duruşmasında, kanser tedavisi gören bir sanık hakkındaki yakalama kararı kaldırıldı. Mahkeme s

İBB Davasında Sanık Savunmaları Sürerken Kanser Tedavisi Gören Sanığın Yakalama Kararı Kaldırıldı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin de aralarında yer aldığı 57’si tutuklu 436 sanıklı davanın duruşmasında, kanser tedavisi gören bir sanık hakkındaki yakalama kararı kaldırıldı. Mahkeme salonunda gün boyu devam eden celsede birçok sanığın savunması ve yetkililerin çapraz sorguları tamamlanırken duruşmaya öğle arası verildi.

Sanık Savunmaları ve Duruşmadaki Çapraz Sorgular

Duruşmada ilk sözü alan sanık Karataş, otuz yılı aşkın bir süredir inşaat sektöründe bulunduğunu ve kamu projelerinde yer aldığını belirtti. Duruşma esnasında tutuklu İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı sanığa şu soruyu yöneltti:

“İhale sürecinde benim sizle ya da ortaklarınızla gizliliği ihlal edecek bir temasım oldu mu?”

Karataş bu soruya şu yanıtı verdi:

“Kesinlikle olmadı”

Resmi parametreler sayesinde yaklaşık maliyetin yüzde 80-90 oranında öngörülebildiğini belirten Karataş’ın ardından diğer sanıkların dinlenmesine geçildi. Kirazlı-Halkalı metro hattı projesi kapsamında yargılanan sanık Karataş ile ardından kürsüye gelen Erdinç Karataş iddiaları reddederek beraat talebinde bulundu. Duruşmada savunma yapan reklamcı Oygur ise şu ifadeleri kullandı:

“Biz ihaleye girip fiyat verdik, vermez olaydık. Usulsüzlük yaptığıma dair bir belge yoktur, suçlamayı kabul etmiyorum”

Reklamcı Gürsoy’un savunmasının ardından sorgu aşamasına geçildi. Tutuklu İBB Emlak İşleri Daire Başkanı sanığa şu soruyu iletti:

“Bakanlıktan aldığınız alanlarla ilgili 2020 yılına kadar İBB’ye para ödediniz mi?”

Gürsoy yöneltilen soruya şu karşılığı verdi:

“Sadece reklam vergisi ödenmiştir”

Kürsüye çıkan reklamcı Delibaş, kanser tedavisi gördüğünü belirterek hakkındaki adli kısıtlamaların kaldırılmasını talep etti. Mahkeme başkanı Delibaş hakkındaki yakalama kararını kaldırdı.

İBB İhaleleri ve Bilirkişi Raporuna İlişkin Beyanlar

Eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Özbilgin, görev yaptığı 20 aylık dönemin pandemi sürecine denk geldiğini ve dört kez Covid-19 geçirdiğini belirterek şöyle konuştu:

“Buna rağmen çalışma tempomuzu düşürmedik”

Salgın sürecinin belediyeyi mali açıdan olumsuz etkilediğini ve gelir artırıcı ihalelere çıkıldığını ifade eden Önbilgin şunları kaydetti:

“İhaleler birkaç kişinin iradesiyle hazırlanıp sonuçlandırılmaz”

İhalelerin geçmiş dönemlerle benzer idari usullerle yapıldığını belirten Önbilgin şu sözleri ifade etti:

“O dönemlerde İBB ile çalışan arkadaşların da belirttiği gibi şartnameler eski dönem metinlerinin devamıdır”

Önbilgin, 490 milyon liralık kamu zararı iddiası barındıran bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını dile getirerek şu açıklamada bulundu:

“Kısa süreli tek satış fiyatının 10 yıla yayılmasıyla yapılan teorik bir hesaplamanın sonucudur”

İmamoğlu’nun Soruları ve Alınan Yanıtlar

Önbilgin’in sorgusu sırasında söz alan İmamoğlu şu soruyu yöneltti:

“Mali Hizmetler ve Emlak Daire sorumluluğu üstlendiniz. Bir nevi milyarlarca dolarlık bir kasanın size emanet edildiği görevi aldınız. Biz suç örgütü tarifi ile karşı karşıyayız. 2019 öncesi tanışıyor muyduk? Göreve başlamanız nasıl ilerledi?”

Önbilgin soru üzerine şu yanıtı verdi:

“Sizi daha önce hiç tanımıyordum. Öncesinde isminizi medyada duyuyordum”

Ödeme talimatları konusundaki süreci soran İmamoğlu şu soruyu sordu:

“Sizin görev süreciniz içinde şu ödeme listesini bir getir, ‘gelin bakalım şuradaki yüzlerce firmanın hangisini ödeyecekseniz bir bakalım’ diye bir toplantı yaptık mı?”

Önbilgin ise bu soru karşısında şu ifadeleri kullandı:

“Öyle bir sistem yok. Bizim kendi kurduğumuz sistemde önce vergi borcu ödenir. Onun mekanizmasını kurmuştuk. Kimsenin değiştirmesi mümkün değil. Öyle bir üslubunuz olmadı”

İmamoğlu, iddia makamının suçlamalarına değinerek şu soruyu yöneltti:

“Sistem diye bir şey üretilmiş. Bu ifadelerle birlikte iddia makamının yaratıcı üslubuyla literatüre geçmiş. Sizin döneminizde sistem diye bir dil, üslup yaşandı mı? Talimatımla biri gelip sistemden bahsetti mi?”

Önbilgin bu soruyu şöyle yanıtladı:

“Başkanım böyle bir şey olmaz. Öyle bir sistem olsa 1 yıl 8 ay çalışmaz, daha önce ayrılırdım”

Yurt dışı finansman kaynakları ve denetim mekanizmaları hakkında konuşan İmamoğlu şu soruyu sordu:

“Yurt dışından kredi teminini yaptık. Bu iddianamenin en yüklü rakamlarından birisi 50 milyar liralık. Ne tesadüftür ki iddia makamı bu konuda en uzman kişilere tek bir kelime dahi sormadı. Biz krediyi yurt dışından, dünyanın en önemli finans kuruluşlarından alacağız, yüksek denetime tabi olacağız ve o paraları firmalara boca edeceğiz ve orada harcatacağız. Tuncay Bey, bu kadar yüksek denetim altında böyle bir şey mümkün müdür?”

Önbilgin ise bu soruya şu cevabı verdi:

“Bu ödemeleri bizim belirli bir proje kapsamında olmayan bir şeye yapmamız söz konusu değildir”

Savunmaların, çapraz sorguların ve avukat beyanlarının dinlenmesinin ardından duruşmaya mahkeme başkanı tarafından öğle arası verildi.

İBB Davasında Sanık Savunmaları Sürerken Kanser Tedavisi Gören Sanığın Yakalama Kararı Kaldırıldı
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter