Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, yeni yasama yılının ilk TBMM grup toplantısında konuştu. Gündemdeki gelişmeleri değerlendiren Bakırhan; kayyum atamaları, basın yasakları, ekonomik kriz ve okullardaki güvenlik sorunları üzerinden hükümet politikalarını eleştirerek somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
İstanbul Başakşehir’de bulunan bir okulda meydana gelen saldırıya işaret eden Bakırhan, eğitim kurumlarında artan şiddet vakalarına ve akran zorbalığına karşı acil önlem alınması çağrısında bulundu.
Çocuklar arasında şiddet ve akran zorbalığına karşı kalıcı, önleyici programlar hayata geçirilmeli. Bu programlar eğitim sendikaları, aileler, öğrenciler ve uzmanlar ile birlikte kurulmalıdır. Çocuklara yönelik koruyucu politikalar geliştirmek herkesin öncelikli görevidir
Konuşmasında 6-8 Ekim Kobani olaylarının yıl dönümünü hatırlatan Bakırhan, yaşamını yitirenlerin faillerinin aradan geçen zamana karşın ortaya çıkarılmadığını ve davanın hukuki açıdan sorunlar barındırdığını dile getirdi.
Çok karanlık bir dönemdi. Yaşamını yitiren bütün vatandaşlarımızın faillerinin de bir an önce açığa çıkarılması gerekiyor. İnsanlar yaşamını yitirdi ama failleri ortada yok, kimse oraya yoğunlaşmadı. Aradan geçen yıllara rağmen davada bir hukuk garabeti devam ediyor. Arkadaşlarımız hâlâ tutuklu ve artık özgürlüklerine kavuşmaları gerekiyor
Ekonomik Durum ve Fon İddiaları
Ülke gündeminde yer alan fon skandalı ile halkın yaşadığı geçim sıkıntısına da değinen DEM Parti Eş Genel Başkanı, toplumun büyük bir kesiminin ağır ekonomik koşullarla mücadele ettiğini söyledi.
Günlerdir toplumun tamamı, Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluklarından birini konuşuyor. Bir yandan geçinemediği için hayatına son veren emekliler, diğer yandan aile bütçesine katkı sağlamak için çalışırken yaşamını yitiren çocuklar var.
Kayyum Politikaları ve Basın Özgürlüğü
Hükümetin attığı adımların yetersiz kaldığını ve samimi bir yaklaşım sergilenmediğini savunan Bakırhan, yerel iradeye saygı duyulması ve medya üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Kayyum atanmış bir süreç var. Bu kayyumlar için MGK’nin kararını mı bekleyeceğiz? Biraz daha sahici ve gerçekçi olmak gerekiyor. Cebimizin soyulmasına, irademizin gasp edilmesine, haklarımızın kullanılamaz hale gelmesine hayır diyoruz. Çağrımız açık: Basına yönelik sansüre ve yasaklara son verin, halkın iradesine saygı duyun.
