Diyanet İşleri Başkanlığı, “Tebliğ Sorumluluğumuz” başlıklı bu haftaki cuma hutbesinde teknolojinin dini anlatımda sağladığı imkânlara değinirken, dijital dünyadaki içeriklerde bilgi doğruluğu ile mahremiyet sınırlarının gözetilmesi çağrısında bulundu. Hutbede, dini yaşantının ve örnek davranışların aileden çalışma hayatına kadar her alanda sergilenmesi gerektiği kaydedildi.
İslam dininin aktarılmasının yalnızca belirli bir zümreye ait bir vazife olmadığını hatırlatan kurum, teknolojinin sunduğu kanalların tebliğ süreçlerine yeni olanaklar kazandırdığına işaret etti.
Sosyal ağlar üzerinden yürütülen tartışmalara ve paylaşımlara ilişkin hutbede şu ifadelere yer verildi:
“Bir sözü paylaşmadan önce doğruluğuna, bir başkasının hayatına dair yorum yapmadan önce ise mahremiyetine özen göstermelidir. İlim meclislerinde dile getirilmesi gereken konuları sosyal medyada gelişigüzel ve ölçüsüzce tartışmamalıdır.”
Hutbenin devamında, dikkatsizce yapılan paylaşımların yol açabileceği sonuçlara vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi:
“Düşünülmeden söylenen bir sözün, önemsenmeden yapılan bir paylaşımın, sinelerde yıllarca taşınacak bir yaraya dönüşebileceği”
